Dr. Esat Feyzi' nin Türk Tıbbına Katkıları

Dr. Esat Feyzi; Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen’in 8 Kasım 1895 günü keşfettiği x-ışınlarını, 6 ay sonra Alman fizikçidenden esinlenerek ilk röntgen cihazını üretmeyi başardı ve ilk olarak cihazı Türkiye’de kullandı.

Dr. Esat Feyzi' nin Türk Tıbbına Katkıları

Dr. Esat Feyzi; Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen’in 8 Kasım 1895 günü keşfettiği x-ışınlarını, 6 ay sonra Alman fizikçidenden esinlenerek ilk röntgen cihazını üretmeyi başardı ve ilk olarak cihazı Türkiye’de kullandı.

Dr. Esat Feyzi' nin Türk Tıbbına Katkıları
09 Kasım 2017 - 10:38 - Güncelleme: 06 Nisan 2019 - 15:57

 

X ışınlarının 8 Kasım 1895 yılında Wilhelm Conrad Röntgen tarafından keşfedilmesinden hemen sonra, röntgen tekniğini bir Fransızca tıp dergisinden öğrenen Dr. Esad Feyzi, ilk basit röntgen cihazını Tıbbiye’de mütevazi olanaklarla kurmuş ve ilk radyografileri almayı başarmıştır. O sırada Tesalya’da patlak veren Türk-Yunan savaşında cepheden getirilen yaralı askerler üzerinde röntgen tekniğini uygulama önerisinde bulunmuştur. Opr. Dr. Cemil Paşa’nın da desteğiyle, arkadaşı Dr. Rıfat Osman ile beraber, Yıldız Hastanesi’nde, bu tekniği yaralı erlerin vücutlarındaki kırık, çıkık ve mermi parçalarının radyografiyle tespit edilmesini sağlayan hekim grubu içinde yer almıştır. Dr Esat Feyzi, ülkemizde tıbbi ortamda ilk X ışınını üreten kişidir.

 

X IŞINLARINI DERS YAPTI

1897 senesinde yüzbaşı rütbesiyle Tıbbiye’den mezun olan Esad Feyzi, burada röntgen ışınlarını tanıtarak Tıbbiye’nin ders programına dahil etti. Ayrıca Baş Cerrah Cemil Topuzlu Paşa’ya ricada bulunarak cerrahi bölümünde “Röntgen Şu’a’atı il Muayene Şubesi” adında bir şubenin açılmasını sağladı.

 

RÖNTGEN ŞUA'ATI ve TATBİKAT-I TIBBIYE ve CERRAHİYESİ

Esad Feyzi savaş sonrasında x-ışını ile ilgili çalışmalarını bir kitapta topladı. “Röntgen Şu’â’âtı ve Tatbikât-ı Tıbbiye ve Cerrahiyesi” 1898 yılı el yazması tek nüsha, 176 sayfa kitabın bölümleri; Elektrik bilgisi, Röntgen çekim tüpleri ve çekimin nasıl yapılacağı, Film banyosu, X-ışınlarının tıptaki çeşitli uygulamaları, Çizimler. Kitabın sonunda birisi kendi sağ eline ait olan 12 röntgen filminin fotoğrafları bulunmaktadır. Önsözü yazan Cemil Paşa’nın ifadesine göre, 176 sayfalık bu kitap, röntgen konusunda ülkemizde yazılmış ilk klinik radyoloji eseridir. Ne yazık ki basılamadığı için uluslararası literatüre geçememiştir. Kitap, Esad Feyzi’nin iki yıl boyunca radyolojik uygulama ve denemelerini, bu konudaki gözlem ve düşüncelerini ve kendisinin çizmiş olduğu sulu boya resimleri içerir.

 

Kitapta Bahsedilen X Işınlarının Kulanım Alanları

*X ışınları Kurşun ve top parçalarının bedendeki yerlerinin tayininde

*Özellikle çocuklarda rastlandığı üzere yemek borusuna kaçan yabancı cisimlerin yerlerinin tayininde

*Vücudun herhangi bir bölgesine batan ve kırılan iğne, tığ gibi cisimlerin yerlerinin tayininde

*Kırık, burkulma ve eklem çıkıkları tedavisinde

*Kemik hastalıklarının (kemik zarı iltihabı, kemik iltihabı, ilik iltihabı, kemik tüberkülozu, kas tüberkülozu, kemik sertleşmesi gibi) tanısında

*El ve ayak çarpıklıklarının incelenmesinde

*Böbrek ve mesane taşlarının teşhisinde

*Adli tıp sahasında

 

Esad Feyzi, 1897 Türk-Yunan harbinde, radyografi ve radyoskopi uygulamalarını, gözlem ve istatistiklerini yayın haline getiremediğinden, bu öncü uygulama dünya literatürüne geçememiştir. Ancak 1899’da klinik radyoloji uygulamalarını ve Yıldız Hastanesi’ndeki çalışmalarını kapsayan uzunca bir makale hazırlamıştır. X- ışınları konusunda ülkemizde yayınlanan ilk makale “Röntgen Şu’â’âtının suret-i istihsali, havassı, mahiyeti, tatbikat-ı tıb-biyesi”, Nevsal-i Afiyet’te yayınlamıştır.

 

Esad Feyzi Mekteb-i Tıbbiye-i şahane den mezun olduktan 4 yıl sonra 1901 yılında 28 yaşında ve 3 aylık evli iken en verimli çağında yüzünde çıkan bir yaranın (erisipel) menenjite çevirmesi nedeniyle yaşamını kaybeder.

 

27 YAŞINDA ÖLDÜ

 Esad Feyzi’nin x ışınlarından dolayı yüzünde bir çıban çıktığını ve 24 saat sonra kan zehirlenmesinden 28 yaşında hayatını kaybetti. “Esad Feyzi radyolojinin Türkiye’deki kurucusudur. Ancak x ışınlarının etkilerini o dönemde çok fazla bilinmiyordu. Korunmasız olarak kullandığı için kısa süre sonra yüzünde çıkan bir çıbandan dolayı hayatını kaybeder. Bu ya radyasyonun etkisi ile gelişen lösemi ile veya bağışıklık sisteminin çökmesiyle olduğu zannedilir

YORUMLAR

  • 0 Yorum